Ditib Haci Bayram Camii-Hockenheim

Almanya’da yaşayan bizler için camiler sadece bir ibadet mekânı değildir; çoğu zaman bir hatıra, bir sığınak, bazen de insanın kendi köklerine uzanan görünmez bir köprü gibidir. Gurbette geçen yıllar insana çok şey öğretir ama en çok da “ait olma” duygusunun ne kadar kıymetli olduğunu fark ettirir. İşte tam da bu noktada, Hacı Bayram Camii Hockenheim gibi yapılar, sadece taş ve beton değil; duygu, hatıra ve kimlik taşır.

Hockenheim’da, Pfälzer Ring 46 adresinde, bir sanayi bölgesinin ortasında yükselen bu cami, dışarıdan bakıldığında belki sade bir yapı gibi görülebilir. Ancak onun hikâyesi, Almanya’daki birçok cami gibi emekle, sabırla ve inançla örülmüş bir hikâyedir. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği çatısı altında faaliyet gösteren cami, adını büyük mutasavvıf Hacı Bayram Veli’den alır. Temeli 28 Şubat 1994’te atılmış, 2 Temmuz 2000 tarihinde dualarla açılmıştır. Yani bu cami, bir neslin gözleri önünde büyümüş, adeta yaşayan bir eser gibidir.

Benim için bu caminin yeri ise çok daha farklı. Küçüklüğümden beri inşasına şahit olduğum bu yapı, zamanla sadece bir cami olmaktan çıktı. Her minaresine baktığımda çocukluğumdan bir parça, her duvarında geçmişten bir iz görür oldum. Gurbette insan bazen kendini eksik hisseder; ama bu caminin minaresini gördüğüm an, o eksiklik yerini tanıdık bir huzura bırakır. Sanki bir anlığına Türkiye’deymişim gibi…

Özellikle Autobahn A61 üzerinden geçerken uzaktan görünen o minare… Almanya’yı Hollanda’ya ve Benelux ülkelerine bağlayan bu önemli otoyolda yol alırken, bir anda ufukta beliren o siluet insana tarif edilmesi zor duygular yaşatır. Uzun yolda bir işaret gibidir adeta. Sadece bir yapı değil, “buradasın, yalnız değilsin” diyen bir sembol… Gurbette yaşayan bir Müslüman için minare görmek, bazen bir bayrak görmek kadar anlamlıdır.

Mimari açıdan da cami oldukça dikkat çekicidir. İki katlı ana bina, kubbesi ve tek minaresiyle klasik cami estetiğini modern bir yaklaşımla birleştirir. Kıbleye doğru hafif çapraz konumlandırılmış olması ve caddeye paralel ön yapısıyla estetik bir denge kurulmuştur. İç mekâna girildiğinde ise bambaşka bir atmosfer karşılar insanı. Mavi tonların hâkim olduğu çiniler, hat sanatıyla süslenmiş duvarlar, ahşabın sıcaklığını yansıtan minber ve kürsü… Bunların hepsi bir araya geldiğinde insan sadece bir mekâna değil, bir maneviyata adım attığını hisseder. Kadınlar için ayrılmış mahfil de caminin kapsayıcı yapısının bir göstergesidir.

default

Ama camileri asıl değerli kılan, duvarları değil içindeki hayattır. Hacı Bayram Camii Hockenheim, Hockenheim ve çevresindeki Müslümanlar için sadece namaz kılınan bir yer değil; aynı zamanda bir buluşma noktasıdır. Bayramlarda, kandillerde, cenazelerde, mevlütlerde,programlarda… Hayatın her anında insanlar burada bir araya gelir. Çocuklar burada dinini öğrenir, büyükler hasret giderir, gençler kimliğini bulur. Gurbette büyüyen nesiller için bu tür camiler, bir nevi kültürel hafızadır.

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum: Gurbette camiler, sadece ibadet edilen yerler değil; insanın kendini bulduğu, köklerini hatırladığı ve geleceğe tutunduğu yerlerdir. Ve bazen, bir otoyolda ilerlerken uzaktan görünen bir minare, bütün yorgunluğunuzu alıp size sadece şunu hatırlatır:

“Sen nereye gidersen git, aslında ait olduğun yer hep seninle…

0 Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

Madenburg (Pfalz)

Südpfalz Ormanlarında Gezi: Madenburg Kalesi ve Çevresi Almanya’nın Pfalz bölgesinde yer alan Madenburg Kalesi, Rhein vadisinin ve Palatina…